Nesnelerin İnternet'i açısından, nesne kavramı oldukça geniş bir anlama sahiptir. Her türlü izleme cihazları, sensörler, biochipler veya erişim düzenekleri nesne olarak nitelendirilmektedir. Bir cihazın "akıllı" sayılabilmesi ve nesne olarak nitelendirilebilmesi için gerekli şartlar: Tekil bir isme sahip olması (unique id), bağlanılabilir olması ve bir sensörü olmasıdır. Bu sayede, akıllı nesne dünyanın herhangi bir yerinden erişilebilir ve kontrol edilebilir hale gelmektedir.

Örneğin akıllı trafik sistemlerinde, trafikteki kişilerin konumlarını sürekli olarak merkezi bir sisteme iletmeleri sayesinde, sistem, kişilerin hareket bilgilerini analiz ederek, bölgedeki trafik yoğunluğunu, trafiğin akış hızını, belirli bir rota üzerinde tahmini varış süresini tespit edebilir. Bu sayede trafiğe yeni çıkacak kişiler trafik yoğunluğuna göre alternatif rotaları tercih edebilirler.

Bir başka örnek olarak, bir oteldeki her bir odadaki karbonmonoksit oranı sensörler yardımıyla ölçülüp, yönetici sisteme iletilir. Yönetici sistem, kritik eşik aşılınca elektrik/gaz vanalarının kapatılması ve gerekli odalardaki yangın musluklarının açılmasını denetleyebilir. Bunun yanı sıra yönetici sistem, kritik eşik aşılmasa bile zaman içerisinde gelen verileri inceleyerek odalardaki karbonmonoksit oranının günün hangi saatlerinde daha yüksek olduğunu analiz ederek, o saatlerde pencerelerin kapalı kalmasını önerebilir.

Ayrıca bu kavramı kabaca; çeşitli haberleşme protokolleri sayesinde birbirleri ile haberleşen ve birbirine bağlanarak, bilgi paylaşarak akıllı bir ağ oluşturmuş cihazlar sistemi olarak da tanımlamak mümkündür.

1991 yılında Cambridge Üniversitesi'ndeki yaklaşık 15 akademisyenin kahve makinesini görebilmek için kurduğu kameralı sistem o günün koşullarında değerlendirildiğinde ufuk açıcı bir uygulamaydı. 2001 yılına kadar kullanılan sistem, kahve makinesinin görüntüsünü dakikada üç kez bilgisayar ekranlarına gönderiyordu. Çevrimiçi ve gerçek zamanlı olması sebebiyle "nesnelerin interneti" kavramının ilk örneği olarak tarihte yerini aldı.

Mobil dünyasında yaşıyor olmamız nesnelerin internetinin gelişimini tetikliyor. Bilim kurgu dünyasında gördüğümüz tüm fikirler gün geçtikçe gerçekleşirken nesnelerin interneti teknolojisi de bize fayda sağlamaya başlıyor. ‘Nesnelerin interneti’ dediğimiz geleceğin teknolojisinin en büyük faydaları son kullanıcının hayatını kolaylaştırması, zaman ve maliyetin azaltılması ve daha iyi bir müşteri deneyimi sunulması. Peki ya rakamlar ne diyor? 101 milyar dolarlık teknoloji şirketi CISCO da Eylül ayında yayınladığı ’internet of things’ raporuna göre 2020 yılında 37 milyar ‘şey’in  birbirine bağlı olacağı ön görülüyor. Ayrıca 2022’ye kadar 14.4 trilyon $ maliyet-yarar değeri katacağı tahmin ediliyor.

Peki şu anda ‘nesnelerin interneti’ hayatımızda nasıl yer alıyor?

* Doorbot: Evininizin kapısını siz evde yokken de açabildiğiniz bir dünya istemez miydiniz? Doorbot tam da bunu yapıyor. Akıllı telefonunuzla ev diafonunun iletişimi ile geliştirilen Doorbot nesnelerin internetinin bilinen örneklerinden. 1 milyon $ yatırım almış olan girişimin temel çalışma prensibi kablosuz internet üzerinden iletişim kurması üzerine kurulu.

* PowerUp: Bluetooth üzerinden akıllı telefon ile bağlantı kuran PowerUp ile yaptığınız kağıt uçaklarınızı çok kolay bir şekilde uçurabiliyorsunuz. Kickstarter’da 50.000 $ toplama hedefi olan girişim şu ana kadar 900.000 $’a yakın bir fon toplamış durumda.

* iKettle: Sabah uyandığınızda mutfağa gitmeden su ısıtıcısının düğmesine basmadan akıllı telefonunuzdan kontrol edebileceğiniz bir su ısıtıcınız olsun istemez miydiniz? iKettle ile suyunuzun sıcaklığını uzaktan da ayarlayabiliyorsunuz. Nesnelerin interneti bu gibi ufak dokunuşlarla hayatımızı her şekilde kolaylaştırıyor.

* Nest: Dünyada ‘’nesnelerin interneti’’ denilince akla gelen ilk girişimlerden olan Nest akıllı ev sistemleri üzerine çalışmaktadır. 2013 başında 80 milyon $ yatırım alan girişim daha öncesinde de akıllı termostatı duyurmuştu.

İkinci olarak da duman dedektörünü duyurdu. Akıllı telefon ile iletişim halinde çalışan duman dedektörü telefon üzerinden acil durumlarda uyarı veriyor.

* Birdi: Geçtiğimiz günlerde de Nest’in aynı alanda bir rakibi IndieGogo’da kampanya başlattı. Hava kirliliği, nem ve sıcaklığı da ölçen Birdi şu anda 50.000$’lık ehedefinin yarısına ulaşmış durumda.

* Revolv: Amerika merkezli girişim olan Revolv akıllı ev sistemleri üzerine geliştirilmiş en güzel nesnelerin interneti örneklerinden. Evinizdeki müzik sistemli, akıllı ampülleri, elekktrik prizleri gibi akıllı cihazları Revolv ile yönetebiliyorsunuz. Daha fazla cihazı desteklemesi ise çok zaman almayacak gibi görünüyor.

* SmartThings: Nest gibi adını çokça duyduğumuz SmartThings yine Kickstarter projelerinden biri. 250 bin $ toplamayı hedeflerken 1.2 milyon $ toplayarak hedef rekorunu çokça aşmış olan SmartThings dünyanınızı daha akıllı hale getirmek için çalışıyor. SmartThings akıllı telefonunuzla evinizdeki sistemleri kontrol edebilmenizi sağlıyor.

* Pebble: Nesnelerin interneti ilk örneklerinden olan Pebble Kickstarter’da başlattığı kampanyada 10 milyon $ toplayarak çok büyük bir başarı yakaladı. Hatta Pebble’ın yaratıcısı Eric Migicovsky’i 2012 yılında Webrazzi Summit’te dinlemiştik. Akıllı telefonunuz ile iletişim halinde olan akıllı saat Pebble en son Mercedes-Benz ile anlaşarak olayı bir adım ileri götürüp araç bilgilerini kontrol edebilmeyi sağlayacak.

Bu konu hakkında internette farklı farklı uygulamalar, yeni yeni kitaplar görmek mümkün. ESP8266 nın ucuzluğu ve bol örnek bizim gibi elektronik meraklılarını cezbediyor. En kısa zamanda bu konu ile ilgili örnek uyguamaları da siz değerli dostlarla paylaşmayı düşünüyorum. Yurtdışı sitelerinde fiyatı 1.5 ile 2 $ seviyelerinde. Yakında görüşmek üzere..

Kaynak: http://blog.turkcell.com.tr/nesnelerin-interneti-dunyamizi-nasil-degistirecek

http://firatdeveci.com/the-internet-of-things-iot/

http://www.barissanli.com/electronics/webserver.php#_Toc422060192




Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

SON YORUMLANANLAR